MERVE FIRAT
Gazetelerde yazılıyor, çiziliyor biz de okuyoruz. AKP'ye kapatma davası açıldı ne oldu? 'Kimileri için pekliğin zamanı değil, motorların çalışması lazım. 'Tamam çalışıyor motorları ama kimisi de ölçüyü öyle bir kaçırıyor ki. Kapakları öyle bir açıyorlar ki geldiği gibi gidiyor.
Misal, Yargıtay başsavcısının açtığı davaya kızmış diyor ki; bisturi romanı yazarı,'kapayın demokrasi musluklarını', 'altı buçuk demokrasi yılı yetmez, 80yıllık anti-demokrasi geleneğini yıkmaya.'
Sahiden öyle yazıyor. Beş buçuk yıldan beri AKP iktidarı bizi demokrasi içinde yaşatıyormuş. (Tabii dağdaki çobanından, fabrikadaki eli nasırlı işçisine kadar bu toprakların ve insanların özgürlüğü, bağımsızlığı ve eşitliğine öyle düşkünler ki) bilek kalınlığında akıtıyorlar da musluktan demokrasiyi, güldür güldür, biz farkında değiliz yani. Ama normal tabii, genel yayın yönetmeni, 'Emeklilik yaşı artıyor diye takmayın kafaya, zaten ortalama ömür 77 olacak' diyen bir gazetenin yazarı başka ne diyecekti ki? Aman bir tas koysun musluğun altına da boşa gitmesin sıvı demokrasi. İşine, işlerine yarayacaktır mutlaka.
Demokrasiye gel
$Bende 'yemişim sizin demokrasi mücadelenizi' duygularına yol açan bu hissizliğin nedenlerini araştırıyorum. Sonunda neticesine varıyorum... Bin bir numara çeviren hükümet laikliğe aykırılıktan mahkemelik; hükümeti kanlı-kansız tertiplerle alaşağı etmek isteyenler darbecilikten-çetecilikten karakolluk! Hepsi kendi derin devletini kurmuş. Hani bir gün bizde sormaya kalksak devlete neyin içine, kimin kucağına düşeceğimiz bile meçhul! 'Herkesin hukuku kendine' misali bir 'hukuk savaşı'dır sürüyor. Savcı saydırıyor. Herkes belden aşağı vuruyor, her şey mubah ya. Hani araya girilecek gibi değil; insan serseri bir kurşunla 'kim vurdu'ya gitmeye korkuyor...
Yoksa ben istemez miyim laik sosyal hukuk devletime sahip çıkayım, demokrasi mücadelelerinde yer alayım... Buna izin mi veriyorlar? Yoksa söylemesi kolay yeni nesil gençlerimiz apolitik diye!
mervefrt@gmail.com