Suzan KÖLÜKSÜZ
Size bir soru sormak istiyorum: Sahip olduğumuz yetilerinizin değerini biliyor musunuz? Büyük ihtimalle bu sorunun cevabı HAYIR’dır...
Sabah uyandığınızda gözlerinizi açıp yeni doğan günü görmenin, yatağınızdan kalkarak adımlarınızı hiç düşünmeden atabilmenin, sevdiğinize günaydın diyebilmenin, hatta sevdiklerinize yada kendinize kahvaltı hazırlayabilmenin, kendi başınıza hiç bir yardıma gereksinim duymadan giyinmenin, garajınızda veya kapınızın önündeki arabanıza, yada yolun karşısından geçen dolmuşa binebilmenin mutluluğunu düşündünüz mü hiç. Bunların kıymetini hiç bilmeden mi yaşıyorsunuz yoksa… Boş detay gibi görünüyorlar değil mi?
Bunlar çoğumuzun kendimizi bildik bileli yaptığı istem dışı hareketlerdir. Bunlar için özel bir yeteneğe ihtiyacımız yoktur. Çaba da sarf etmeyiz. Düşünürüz (hatta düşünmeyiz) ve yaparız. Herşey saniyeliktir. Anında gerçekleşen hareketlerdir.
İnsanlar bu yapabildiklerinin değerini hiç bilmezler. Yakınlarından veya çevrelerinden biri bunu kaybederse, hatta kendileri bunu yitirirlerse ancak o zaman farkına varırlar.
Sevgili okurlar, sevgili dostlar;
Siz siz olun, bunların hiç birinin başınıza gelmesini beklemeden, bunlar olmaksızın nasıl yaşanacağı size zorla öğretilmeden, yapabildiklerinizin değerini bilin ve yaşamınızın bundan sonraki bölümünü, her uzvunuzun kıymetinin farkında olarak sürdürün. Çoğu zaman, bir çok şeyi yapabilecekken, sırf tembelliğimizden veya umursamazlığımızdan yapmamazlık ediyoruz. Sonra da yapamayacak duruma geldiğinizde çok geç oluyor, “keşke vaktinde şunu da/bunu da yapsaydım” diye dövünürsünüz.
Siz siz olun, bugün yapabileceklerinizi sakın yarına ERTELEMEYİN...
skoluksuz@gmail.com